Medine görülünce çokça salat-ü selam getirilir. Ziyaretin yararlı olması ve dünya-ahiret saadeti getirmesi için de duâ edilir. Bu çerçevede yapılabilecek duâlardan biri şöyledir: "Allâh’ım! Bana rahmet kapılarını aç. Veli kullarına ve sana tam anlamıyla bağlananlara lütfettiğini bana da lütfet. Beni bağışla ve bana merhamet buyur. Ey kendisinden istekte bulunulanların en iyisi!" Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’i selamlayıp eş-dostun göndermiş olduğu selamları ilettikten sonra, bir metre kadar ilerleyip önce Hz. Ebu Bekir, ardından da Hz. Ömer’in kabirleri başında durulur ve onlara da şöyle selam verilir: "Ey Ebu Bekir es-Sıddık, selam üzerine olsun! Ey Peygamberin Halifesi, selam üzerine olsun! Ey Peygamberin mağaradaki arkadaşı, seferlerdeki yoldaşı ve sırdaşı! Allâh’ın selamı üzerine olsun. Allâh seni en güzel şekilde mükâfatlandırsın. Allâh’ın selamı rahmeti ve bereketi üzerine olsun. Allâh’ım! Ondan razı ol. Derecesini yükselt. Makamını mübarek kıl. Mükâfatını bol eyle." "Ey Müminlerin emiri Ömer el-Faruk! Selam sana. Ey İslam’ı güçlendiren! Selam sana! Ey putları kıran! Selam sana! Allâh seni en güzel şekilde mükâfatlandırsın. Allâh’ın selamı rahmeti ve bereketi üzerine olsun. Allâh’ım! Ondan razı ol. Derecesini yükselt. Makamını mübarek kıl. Mükâfatını bol eyle." Sonra uygun bir yere çekilip kıbleye yönelerek kendisi, anne babası, kardeşleri, yakınları, arkadaşları, dostları, kendisine iyiliği dokunmuş olanlar ve diğer Müslümanlar için duâ edilir. Kişi Mescid-i Nebevî’de bulunduğu vakitleri büyük bir ganimet bilmeli ve bolca hamd etmeli, tekbir, tehlil ve tesbih okumalı, duâ etmeli, salat-ü selam getirmelidir. (Sualli Cevaplı İslam Fıkhı, c. 4, s. 444-447)