Mevlana Takvimi

Mevlana Takvimi
Mevlana Takvimi
Nieuwste aflevering

2314 afleveringen

  • Mevlana Takvimi

    RAMAZAN’IN SON 10 GÜNÜ-10 MART 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    10-03-2026 | 2 Min.
    Kadir Gecesi Ümmet-i Muhammed’e mahsûs inâyet-i İlâhiyyedendir. Cenâb-ı Hâkk bu mübârek geceyi büyük hikmetlere mebnî gizlemiştir. Bu geceyi aramak müstehâbtır. Bu gece senenin bütün gecelerinin en fazîletlisidir. Bu gecede işlenen bir hayır ve ibâdet, başka gecelerde yapılan ibâdetlerin bin tanesine eşittir. Nebî (s.a.v.): “Kadir gecesini Ramazân’ın son onunun tek sayılarında arayın.” buyurmuşlardır. (Buharî) Resûlullâh (s.a.v.) Ramazân’ın son on günü girdiği zaman kaftanını bağlar, (yani bütün kuvvetini sarf ederek, derlenip) gecesini ihyâ eder, âile ve fertlerine de öyle yapmalarını tenbîh ederlerdi. Kullar amellerine güvenmesinler diye Allâh (c.c.) Kadir Gecesi’ni tam olarak insanlara bildirmedi. Zîra amellerini bilmiş olsalar, biz bir gecesi bin geceden hayırlı olan Kadir Gecesi’nde hayırlı ameller işledik. Bu yüzden, “Allâhü Teâlâ muhakkak bizi mağfiret eyledi, katında bize dereceler ve cennet verildi” diyerek, bir daha hayırlı ameller yapmazlar. Allâhü Teâlâ’nın korkusundan emîn olup ümîdle taşkınlık yapıp helâk olurlar. Bâzıları, “Allâhü Teâlâ beş şeyi beş şeyde gizlemiştir: Rızâsını tâatte, gadâbını masiyyette, yanî günâhta, orta namâzını beş vakit namâzda, evliyâsını insanlar arasında, Kadir Gecesi’ni Ramazân ayında gizlemiştir” dediler. (Buharî) Bu fazîletli geceleri değerlendirmenin bir yolu da cemâate devâm etmektir. Nitekim Nebî (s.a.v.): “Yatsı Namâzı’nda cemâatte bulunan kimseye, gecenin yarısına kadar namâz kılmış gibi sevâb vardır. Yatsı ve Sabah Namâzları’nda cemâatte bulunan kimseye ise, bütün gece namâz kılmış gibi sevâb vardır” buyuruyor. (Tirmizî) “İnsanlar Yatsı Namâzı ile Sabah Namâzı’ndaki fazîlet ve sevâbı bilselerdi, emekleyerek bile olsa mutlaka câmiye, cemâate gelirlerdi.” buyurmuşlardır. (Buharî) (Abdulkâdir-i Geylânî (k.s.), Gunye’t-üt’tâlibîn, s.305)
  • Mevlana Takvimi

    UNUTTUĞUMUZ HAKİKATLER-09 MART 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    09-03-2026 | 3 Min.
    Hz. Ali (r.a.) birgün şöyle nasihat eder: “Ey Allah’ın kulları! Vallahi ölümden kurtuluş yoktur. Önüne durursanız yakalar, kaçarsanız yetişir. Kurtuluş yoluna koşunuz! Acele edin! Acele edin! Arkanızda sizi hemen isteyen bir kabir var. Onun sıkmasından, karanlığından ve yalnızlığından korununuz. Kabir ya cehennem çukurlarından bir çukur, ya da cennet bahçelerinden birbahçedir. O hergün üç defa lisân-ı hal ile: “Ben karanlıklar eviyim! Ben yılan çıyan yuvasıyım! Ben yalnızlık diyarıyım!” der. Dikkat edin! Ondan ötesi daha da kötüdür. Ateşinin ısısı yüksek, dibi derin ve zinetleri de demir kelepçelerdir. Bekçisi Zebânidir. Cehennemin ötesinde ise muttekîler için hazırlanmış, genişliği yer ve gökler kadar olan cennet vardır. Allah (c.c.) bizleri ve sizleri müttekîlerden kılsın! Bizleri ve sizleri elem verici azaptan korusun. Hz. Ali (r.a.), dünya hayatının fâniliği hakkında şunları söylüyordu: Ey Allah (c.c.)’nun kulları! Siz bu dünyadan göçüp gidenlerden farklı değilsiniz. Onlar sizden daha uzun ömürlü, daha kuvvetli, daha mamur beldelere ve daha ölmez eserlere sahip idiler. Birkaç nesil sonra sesleri sakinleşti ve tamamen duyulmaz oldu. Cesetleri çürüdü, yurtları bomboş kaldı ve eserleri yok oldu. Heyhât! Onların, yarabbi beni tekrar dirilt, belki iyi ameller yapar ve bıraktıklarımı tamamlarım, demeleri sadece kendi laflarıdır. Onları arkalarında, tekrar diriltilecekleri güne kadar geri dönmelerine manî olan engeller vardır. Amel defterleri ortaya konur konmaz, günahkarların defterlerinde olanlardan korktuklarını görürsün. Onlar vah bize, eyvah bize! Bu defter nasıl olmuş da büyük küçük, bir şey bırakmadan hepsini muhafaza etmiş derler. Yaptıkları herşeyi o defterde görürler. Rabbiniz hiç kimseye zulmetmez. (Hz. Mahmud Sami Ramazanoğlu (k.s.), Hz. Ali (r.a.). s.172-173)
  • Mevlana Takvimi

    KADIN, AİLE VE TOPLUM KRİZİ-08 MART 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    08-03-2026 | 2 Min.
    Kadın her zaman çalıştı; kırsalda tarlada, şehirde ev içi üretimde önemli bir emeği vardı. Ancak kapitalizm ve kentleşme ile evdeki üretim fabrikalara taşındı, kadın emeği görünmezleşti. Artık evde üretilen her şey fabrikalarda üretilip marketlerde satılıyor. Kadın evde sıkılıyor. O da ev dışı kapitalist iş hayatına katılmak zorunda. Hatta kalkınmacı yaklaşım buna “kadınların üretime katkısı” diyor. Rakamları veriyorlar. Milyarlarca kârdan bahsediyorlar. Kadınlarımız artık bunlarla taltif ediliyor. İş hayatına katılmakla, üretime katkı vermekle ne kadar sevinseler azdır! Kadının yeni tarihinde “kendi hayatını yaşama” mottosu hâkim. “Kocan için ve çocuğun için değil, kendin için yaşa! Birey ol!” Bencilliğe, tüketime ve maddi hazza yönelmiş bir benlik kışkırtıcılığı var. Artık anne olmak da anlamsızlaşıyor. Elbette anne olmayacaksan evli olmak bile anlamsız hâle gelebiliyor. O nedenle kadın artık ya geç evlenir ya da boşanır. Hele ki 40’lardan sonra kendini keşfetmeye uyanan kadınlarda bu durum daha da trajik bir hâle döner. Bu arada en fazla boşanma talebinde bulunanların kadınlar olduğunu da hatırlayalım! Bu tablo, sadece kadının değil, toplumun ve ailenin derin bir kriz içinde olduğunun ve bu yozlaşmanın hepimizi nasıl etkilediğinin açık bir işaretidir. Geleceğimizi sağlam temeller üzerine inşa etmek istiyorsak, aileyi ve toplumsal bağları yeniden güçlendirmek zorundayız.
  • Mevlana Takvimi

    MÜ’MİNİN KERÂMETİ TAKVÂSIDIR-07 MART 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    07-03-2026 | 2 Min.
    Sıdktan daha yakın bir yol, ilimden daha başarı sağlayıcı bir delil ve takvâdan daha önemli bir erzak yoktur. Vesvese verene (şeytana) karşı, fuzûlî olanı terkten, kalbin nûrlanması için, sadrın selâmetinden daha faydalı bir şey yoktur. Mü’minin kerâmeti takvâsıdır, hilmi sabrıdır, aklı güzelliğidir, dostluğu hoşgörüsü ve affıdır, şerefi ise tevâzuu ve rıfkıdır. Bil ki, Allâh (c.c.) kuluna fakirliği seçip uygun görmüşse, onun zenginliği sevmesi (Allâh’ı) öfkelendirmektir. Allâh (c.c.) kuluna zenginliği seçtiyse, o kulun fakirliği istemesi ise zulümdür/haddi aşmaktır. Bütün bunlar, mârifet azlığından dolayı şükürden kaçmak ve ilmin yetersizliğinden dolayı vakitleri ziyan etmektir. Çünkü zenginin îmânını fakirlik, fakirin îmânını da zenginlik ıslâh edemez, uygun değildir. Bize ulaşan habere göre Allâhü Teâlâ şöyle buyuruyor: "Kullarımdan öyleleri vardır ki onun îmânını ancak fakirlik ıslâh eder. Eğer onu zengin kılsaydım, bu zenginlik onları ifsâd edecekti. Yine kullarımdan öyleleri de vardır ki onun îmânını ancak zenginlik ıslâh eder. Eğer onları fakîr kılsaydım, bu fakirlik onun îmânını ifsâd edecekti." Bu durum, hastalık ve sıhhat için de böyledir.Kim Allâh’ın (c.c.) hikmetsiz iş yapmayacağını) bilirse O’nu ithâm etmez. Allâh’ın (c.c.) neyi kasdettiğini anlayan veyâ; Allâh hakkında keskin/ince bir zekâya sâhip olan, kazâsına râzı olur. Eğer şu ayetten başkası olmasaydı, yine de ilim sâhiplerine yeterdi: "Râbbin dilediğini yaratır ve seçer. Onlar için ise (Râblerine karşı böyle) muhayyerlik yoktur." (Kasas 68) (Haris el-Muhasibî, Ahlak ve Arınma)
  • Mevlana Takvimi

    SEMA EHLİNİN SEVDİĞİ KUL-06 MART 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    06-03-2026 | 2 Min.
    Ehli hikmetten biri şöyle der: "Amelleri hususunda kişi, koyun çobanını örnek edinmeli ve onun gibi olmalıdır.". Bunun ne demek olduğunu soranlara şu cevabı verir: "Çoban, koyunlarının yanında namaz kıldığı zaman nasıl ki onlardan herhangi bir övme beklemez. Herhangi bir hayır işleyen de onun gibi olmalı. Yâlnız da kalsa, halkın yanında da olsa, yaptığı iyiliğe aynı şekilde devam etmeli." İslâm alimleri, amellerin selâmetle sona ermesi için şu üç şeyin gerekli olduğunu bildirmişlerdir: 1. Başlamadan önce bilgi. Çünkü ilimsiz amelin hiçbir faydası yoktur. Ilimsiz yapılan bir işiri zararı faydasından çoktur. 2. Bir işe başlamadan önce niyet. Zira, amel niyetle yararlı olur. Nitekim bu mânâda, Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Ameller, niyetlere göredir. Ve herkese niyetindeki vardır." Meselâ: Namaz, oruç, hac, zekât ve diğer ibâdetler hep niyetledir. Bütün bu ibâdetlerin başında niyet gereklidir. Tâ ki , yapılan ibâdet bir işe yarasın. Yâni ibâdet sırasında sabırlı olmalı ki, sakin ve huzurla ibâdetini tamamlasın. 3. İşin bitiminde ihlâs. Çünkü ameller ihlassız kâbul edilmez. İhlâs ile amel edersen, Allâhü Teâlâ yaptığın ameli kâbul buyurur. Bu mânâda Hirem bin Hıyan’dan nakledilen bir rivayet şöyledir: "Bir kul, kalbi ile Allâh’a yöneldiği zaman, Allâhü Teâlâ mü’minlerin kalbini ona yöneltir. Böylece, kulların sevgisini ve şefkatini o kuluna nasip eder. "Allâhü Teâlâ, bir kulu sevdiği zaman, Cebrail’e şöyle buyurur: "Ben falan kulu sevdim, sen de sev." . Cebrail o kulu sever. Ve göktekilere şöyle seslenir: "Râbbiniz falan kulu sevdi; siz de seviniz." Semâ ehli de o kulu sever. Sonra, o kulun sevgisi yerdekilerin kalbine konur.

Meer Religie en spiritualiteit podcasts

Over Mevlana Takvimi

Mevlana Takvimi günlük takvim yazıları
Podcast website

Luister naar Mevlana Takvimi, Timothy Keller Sermons Podcast by Gospel in Life en vele andere podcasts van over de hele wereld met de radio.net-app

Ontvang de gratis radio.net app

  • Zenders en podcasts om te bookmarken
  • Streamen via Wi-Fi of Bluetooth
  • Ondersteunt Carplay & Android Auto
  • Veel andere app-functies